Gazetecilik sıradan bir faaliyet değildir.
Gazetecilik; kamusal sorumluluktur.
Gazetecilik; doğrulama disiplinidir.
Gazetecilik; etik ilkelere bağlılıktır.
Gazetecilik; kamu adına soru sormaktır.
Gazetecilik; yazdığı her cümlenin arkasında durmaktır.
Meslek sosyolojisine göre bir alanın meslek sayılabilmesi için uzmanlık bilgisi, kurumsal sorumluluk ve toplumsal denetim gerekir. Gazetecilik bu üçlü üzerine inşa edilmiş profesyonel bir alandır.
Gazeteci;
Vergi mükellefidir.
Hukuki sorumluluk taşır.
Yazdığı haberin hesabını verir.
Mahkemede muhataptır.
Kamuoyuna karşı sorumludur.
Ama gazetecilik masa başı bir iş değildir.
Muhabirlik bu mesleğin mutfağıdır.
Sahada olmak, olayın içinde bulunmak, karda kışta haber peşinde koşmak, mikrofon tutmak, fotoğraf çekmek, insanlara dokunmak, risk almak… Gazeteciliğin temeli budur.
Ve özellikle Anadolu basınında gazetecilik;
Gerektiğinde parasız dolaşmaktır.
Gerektiğinde cebindeki son parayla habere gitmektir.
Ekonomik sıkıntılara rağmen meslekte var olabilmektir.
Baskılara rağmen yazabilmektir.
Yalnız kalma pahasına soru sorabilmektir.
Anadolu basını, konfor alanında yapılan bir meslek değildir.
İmkânların sınırlı olduğu, desteğin az olduğu, ama sorumluluğun büyük olduğu bir alandır.
Gazetecilik;
Emek vermektir.
Geçimini bu işten sağlamaktır.
Tüm zorluklara rağmen mesleğin onurunu taşımaktır.
Bu kriterleri taşımayanlar gazeteci değildir.
Onlar içerik üreticisidir.
İçerik üretmek başka bir şeydir.
Gazetecilik başka bir şeydir.
Erzurum’da düzenlenen ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından organize edilen bir seminerde dile getirilen “Artık herkes gazeteci” ifadesi, işte tam da bu emeği yok sayan bir yaklaşımdır.
Daha da düşündürücü olan, bu söylemin kendisini “iletişim uzmanı” olarak tanımlayan bir kişi tarafından dile getirilmesidir. Gazeteciliği savunması beklenen bir konumdan, mesleği sıradanlaştıran bir ifade kullanılması; sahadaki emeği görmemektir.
“Vatandaş gazeteciliği” gibi kavramlarla mesleğin sınırları bulanıklaştırılmaktadır. Oysa vatandaş tanıklık eder; gazeteci doğrular. Vatandaş paylaşır; gazeteci analiz eder. Vatandaş yorum yapar; gazeteci sorumluluk taşır.
Ben bir gazeteci olarak vergi mükellefiyim.
Yazdığım her haberin hukuki sorumluluğunu taşırım.
Yanlış bilgi verdiğimde yargı önünde hesap veririm.
Peki içerik üreticileri aynı yükümlülük altındadır mı?
Herkes paylaşım yapabilir.
Herkes yorum yazabilir.
Ama herkes gazeteci değildir.
Gazetecilik; mutfağından geçenlerin, sahanın tozunu yutanların, ekonomik zorluklara rağmen ayakta kalanların mesleğidir.
Ve bu meslek, popüler kavramlarla küçültülemez.