İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın dün İl Emniyet Müdürleri Değerlendirme Toplantısı'nda bir kez daha vurguladığı reformlar, Türk Emniyet Teşkilatı için gerçek bir dönüm noktası.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün "Emniyet Başkanlığı"na dönüştürülmesi çalışmaları hız kazanırken, polislerimizin çalışma düzeninde yapılacak iyileştirmeler de teşkilatın geleceğini aydınlatıyor.
Bence bu başkanlık modeli, teşkilatımızın kurumsal gücünü çağın gerekliliklerine tam uyarlayacak en doğru adım.
Özellikle trafik gibi hayati alanların bağımsız genel müdürlük seviyesine çıkarılması, karar alma süreçlerini hızlandıracak, bürokratik engelleri minimize edecek.
Günümüzde güvenlik tehditleri o kadar dinamik ve çok boyutlu ki – siber suçlardan organize çetelere, terörden asayiş olaylarına kadar – eski yapılarla yetinmek artık mümkün değil. 350 binden fazla personelimizle 70 milyon vatandaşımızın huzurunu sağlayan emniyetimiz, bu reformla daha esnek, daha hızlı ve daha etkin hale gelecek. Avrupa'daki benzer modelleri kıskandıracak bir yapıya kavuşacağız; çünkü biz zaten aydınlatma oranlarımızla, operasyon başarılarımızla bunu hak ediyoruz.
En çok içimi ısıtan kısım ise polislerimizin insan yönüne verilen değer. Yıllardır fedakârca 3 gruplu 12-36 sisteminde görev yapan kahramanlarımız, nihayet 4 gruplu modele geçiyor.
Personel takviyeleri tamamlandıktan sonra, muhtemelen yılın son çeyreğinde devreye girecek bu sistem, 12 saat çalışıp 36 saat dinlenmek anlamına geliyor. Daha fazla aile zamanı, daha fazla sosyal denge, daha yüksek motivasyon... Çünkü biliyoruz ki, huzurlu ve dinlenmiş bir polis, sahada daha diri nöbet tutar.
Görevine mutlu giden personel, vatandaşına daha kaliteli hizmet verir, suçla mücadelede daha etkili olur. Devletimiz burada "insan odaklı yönetim" anlayışını somutlaştırıyor – bu da teşkilat içindeki güveni ve sadakati zirveye taşıyacak.
Bakan Yerlikaya'nın paylaştığı 2025 bilançosu da bu reformların ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor: Polis bölgesinde terör operasyonlarında 2 bin 63 tutuklama, 7 terör eyleminin engellenmesi; organize suç çetelerinden 273'ünün çökertilmesi; asayişte geçen yıla göre 77 bin daha az olay, aydınlatma oranlarında rekor artışlar – kişilere karşı suçlarda yüzde 99, mal varlığına karşı yüzde 92...
Bunlar tesadüf değil; disiplinli çalışma, teknolojik yatırım ve personel motivasyonunun meyvesi. Yeni araçlar, yaka kameraları, artırılan devriyelerle olaylara müdahale süresi dakikalara indi. Standart kadro çalışmaları, görev puanı sistemi ve adil tayinlerle de iç adalet pekişiyor.
Kısaca, Emniyet Başkanlığı'na geçiş ve çalışma düzenindeki iyileştirmeler, sadece isim veya nöbet değişikliği değil; milletimizin güvenliğini kalıcı olarak üst seviyeye taşıyacak stratejik hamleler.
Fedakâr polislerimize, gece gündüz demeden nöbet tutan kahramanlarımıza verilen bu değer, devlet-millet bütünleşmesinin en güzel örneği. Bu reformlar teşkilatımızı daha güçlü, daha motive ve daha modern kılacak.
Hayırlı olsun, emniyetimiz daha da parlasın, Türkiye'miz daha da huzurlu olsun! Sağlıcakla kalın
Atilla Samat